ŞEYYAD HAMZA

ŞEYYAD HAMZA

Şeyyad Hamza, 13. ve 14. yüzyıllar Anadolu’sunda etkin olan dini-tasavvufi şiir akımının önemli temsilcilerindendir. Onun varlığı bilinen bazı manzumeleri, Yunus Emre’yi yaratan edebi ortamın hazırlanmasında katkısının olduğunu göstermektedir. Şairin din dışı iki gazelinin bulunması, onun dini-tasavvufi kimliğinin yanı sıra dünyevi yönünün de bulunduğunun kanıtıdır. Şiirlerinin eski Anadolu Türkçesi ile yazılmış olmasına karşın Mecmu’atü’n-Nezair’de bulunan bir gazeli doğu Türkçesi özellikleri taşımaktadır. Şeyyad Hamza’nın hem aruzla hem de hece vezniyle yazdığı manzumeleri vardır. Manzumelerinde, dörtlük, mesnevi, gazel, kaside olmak üzere değişik nazım şekillerini kullanmıştır. Ancak, onun elde bulunan en ünlü eseri Yusuf u Züleyha mesnevisidir. Eser, Anadolu sahası Türk edebiyatının, bir başka deyişle Divan edebiyatının bilinen ilk Yusuf u Züleyha’sı olması bakımından önemlidir. Aruzun fâ’ilâtün / fâ’ilâtün / fâ’ilün kalıbıyla yazılmış olan mesnevi 1529 beyittir. İslami edebiyatların ortak konulu eserlerinden olan Yusuf u Züleyha’nın aslı Kur’an’daki Yusuf kıssasına dayanmaktadır. Şeyyad Hamza, ayrıca Kur’an tefsirlerinden de yararlanarak konuyu kendi duygu ve düşünce dünyası içerisinde geliştirerek anlatmıştır. Bazı kaynaklara göre türk edebiyatında daha önce doğu Türkçesi ile yazılmış olan Ali’nin Kıssa-i Yusuf’unun izleri de söz konusu eserde bulunmaktadır. Mesnevinin istinsah tarihi oldukça geç olan eldeki tek yazması, Dehri DİLÇİN tarafından yayımlanmıştır. 1

 

 

Şeyyad Hamza’ın bir beyti:

“Aşık olan öğüde girmez olur

İki gözü görmez kör olur.”

İşte bu beyit yukarıdaki yazıyı yazdırdı bana. Gerçi o yazı benim değildir; ama internet ortamına ilk aktaran –Allah bilir- ben olmuşumdur. Kim bilir?

 

 

1Prof. Dr. Mine MENGİ, Eski Türk Edebiyatı Tarihi, Akçağ Yayınevi, Onuncu baskı, 2004, sayfa 59

Yorum Yaz